
Dilek ve eşi Ömer, huzurlu bir evlilik sürerken her şey Dilek’in gördüğü esrarengiz bir rüya ile altüst olur. Rüyasında anlam veremediği karanlık varlıkların fısıltılarıyla uyanan genç kadın, bu kabusun etkisinden kurtulamaz. Zamanla bu varlıkların yalnızca bir rüya olmadığını fark eder. Ömer yaşananları mantıklı bir açıklamaya bağlamaya çalışsa da, Dilek giderek daha karanlık bir gücün etkisi altına girer. Kontrolünü kaybetmeye başlayan Dilek için tek umut, ünü dilden dile yayılan Belkıs Hoca’ya ulaşmaktır. Çift, çareyi Bitlis’e gitmekte bulur.