
Demiryolu hattında görev yapan Basri, sessiz ve içine kapanık bir yaşam sürmektedir. Onun bu yalnızlığının ardında ise büyük bir kayıp vardır: 18 yıl önce gözaltına alındıktan sonra ortadan kaybolan oğlu Seyfi. Ne resmi kayıtlarda ne de başka bir yerde izine rastlanan Seyfi’nin yokluğu, zamanla Basri’yi hayattan koparır. Eşinin de vefatıyla tamamen yalnız kalan adam, yine de oğlunun geri döneceğine dair umudunu diri tutar. Her ay düzenli olarak yazdığı dilekçeler, onun vazgeçmeyen mücadelesinin simgesi olur.