

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya’da, genç erkeklerin eğitim gördüğü bir lisede görev yapan Profesör Kantorek, öğrencilerine cepheye gitmenin vatan için yapılabilecek en büyük fedakârlık olduğunu anlatır. Onur, cesaret ve kahramanlık vaatleriyle doldurulan bu gençler, düşünmeden Alman ordusuna katılmaya karar verir. Fakat cephede onları bekleyen gerçek, anlatılanlardan çok daha karanlık ve yıkıcıdır. Siperlerde geçen her gün, savaşın romantik bir destan değil; insanı ruhen ve bedenen tüketen bir felaket olduğunu açıkça gösterir. Hayallerle cepheye giden askerler, kısa sürede siyasi hesapların ve acımasız kararların kurbanı hâline gelir. Geri dönmenin artık mümkün olmadığı bu yolculukta, tek amaç hayatta kalmaktır. Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, savaşın genç hayatlar üzerindeki yıkıcı etkisini tüm çıplaklığıyla anlatan, sinema tarihinin unutulmaz yapımlarından birinin etkileyici uyarlamasıdır.