

Melvin Udall, keskin dili ve katı kurallarla örülü yaşam tarzıyla tanınan, huysuz bir yazardır. Obsesif kompulsif bozukluğu nedeniyle her gününü aynı ritüellerle geçirmek zorunda kalan Melvin, insanlarla kurduğu ilişkilerde acımasız ve mesafelidir. New York’un Greenwich Village semtinde yaşayan bu sıra dışı adamın düzenli fakat yalnız hayatı, komşusu Simon’un şiddetli bir saldırı sonrası hastaneye kaldırılmasıyla altüst olur. İstemeden üstlendiği sorumluluklar, Melvin’i hem kendi korkularıyla hem de başkalarıyla yüzleşmeye zorlar. Bu beklenmedik süreçte tanıştığı genç bir garson kadın, Melvin’in yıllardır kapalı tuttuğu duygularını açığa çıkarır. Komedi ve dramı dengeli bir şekilde bir araya getiren film, değişimin mümkün olup olmadığını samimi bir dille sorguluyor. Jack Nicholson ve Helen Hunt’un Oscar ödüllü performanslarıyla öne çıkan yapım, James L. Brooks’un yönetmenliğinde izleyiciye unutulmaz bir hikâye sunuyor.